<data:blog.title/> <data:blog.pageName/>-<data:blog.title/>

4 Şubat 2019 Pazartesi

Beyaza Bürünmüş Bir Düş Kenti; Kars


Kars

Planlarımda ve aklımda hiç yokken bir anda bir Kars Gezisi gündeminin içinde buldum kendimi. Plansız kendiliğinden gelen her şeyi her zaman sevmişimdir. Hiç itirazsız ekibe entegre olup önüme düşen Kars yolculuğunun keyfine bıraktım kendimi.

Bembeyaz bir kar manzarası ve uykudan yeni uyanmış olmanın hazzı ve mahmurluğu ile umduğumun çok üstünde modern bir görünümle karşıladı Kars bizi.
Bana göre küçük sayılabilecek olmasına rağmen her köşesinde tarihten izler kendini gösteriyor burda. Rus yapısı olan eski binalar, caddeleri süslemişti. Elbette ilk işimiz Kars Kaşarı , Kars Balı ve Kaz etinin olduğu onlara göre kahvaltı bana göre akşam yemeği tadında harika bir yemek yedik.

Tarihi bilgilere göre,Kars’ın kuzeyindeki dik yamaçlı bir tepe üzerinde bulunan Kars Kalesi’ni Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin’in emri ile veziri Firuz Akay 1153 yılında yaptırmıştır.

Kars Şehiri


Benim gibi hava sıcaklığının 4-5 dereceleri gördüğünde karalar bağlayan biri için sıcaklığın -20 leri gördüğünü öğrendiğim Kars bu yönüyle benim için tedirginlik vericiydi. Fakat korktuğum gibi olmadı neredeyse hiç üşümedim. Gittiğimiz her yerde sıcasık çay eşliğinde bizi ağırlayan insanlarla ettiğim sohbetin tadına doyamadım.

Toplam 4 gün planlanan gezimizin son iki gününde harabeleri ve çevre köyleri gezdik. Kars’a yolunuz düşerse tandır içinde pişmiş lavaş ekmeğinin içine çeçil peyniri yemeyi ihmal etmeyin.

Yeni yerler görmenin , yeni coğrafyalarla buluşmanın ve en önemlisi alıştığımız korunaklı hayatların dışında başka hayatlara şahitlik etmenin keyfi ve deneyimi ile
ayrıldım Kars’tan.

26 Ocak 2019 Cumartesi

Bir Web Sayfası Nasıl Pazarlanmamalı? - Bir Reklamcı Anısı


Evet doğru okudunuz web sayfasının nasıl pazarlanması değil pazarlanmaması gerektiğini anlatıcam, hatta daha doğrusu acemilik günlerimden eksik ve yanlış yapılmış bir satış deneyimi paylaşıcam. Meslek hayatımın her aşamasında her şeyi doğru yapmadığım zaman dilimleri var😊. 

Üniversiteden yeni mezun olmuş ve yaşadığım şehirde ağırlıkta kobilere iş yapan bir reklam ajansında müşteri temsilcisi olarak işe başlamıştım. Bahsettiğim yıllarda Türkiye yeni yeni web sitesi kavramı ile tanışmış, 145 ve 146 ile internet bağlantısı sandığımız tuhaf bir teknoloji döngüsünün içindeyiz.:)

Olağan bir ajans gününde sabah çayımı içtikten sonra bana verilen bölgede müşteri görüşmelerimi yapmak üzere satışa çıktım.

Kauçuk sektöründe su geçirmezlik ürünleri üreten bir firma ile randevum var. Kapıdan içeri girdim. Masa başında toplanmış 3- yada 4 adam önlerindeki bir şeye bakarak konuşmakla tartışmak arası bir diyolog içindeler.

Reklamcılık Anısı



Firma sahibi hoşgeldiniz 5 dakika müsaade edin bize diyerek bana oturacağım koltuğu gösterdi. Onlar konuşmaya devam ederken önlerindeki kağıdın İngilizce bir fax kağıdı olduğunu ve konuyu çözmeye çalıştıklarını anladım.

İsterseniz ben yardımcı olayım İngilizcem iyidir dememle konunun odağında kendimi bulmam üç saniyemi  almadı sanırım.

Fax’ta daha önce fuarda görüştükleri bir firmanın onlardan numune talepleri, istenilen numunelerin adları, teknik özellikleri ve anlaşmaları durumunda malzemelerin sahip olması gereken teknik belgelerden bahseden bir çeşit teklif var dı. Firma için bu durum oldukça heyecan vericiydi. Firmaya karşı cevap bildirimini oluşturduktan sonra konu sonunda benim varlığımın sebebine gelmişti.

Az önceki deneyimin motivasyonu ile ben web sayfası sunumuma başlamış, çift dille yapılacak bir web sayfasının Yurtdışındaki firmalara ulaşmak için ne kadar bulunmaz bir fırsat olduğunu anlatırken, sipariş alacak olmanın motivasyonu ile firma sahibi çoktan ikna olmuştu.

Satış tamamlanmıştı fakat internet teknolojileri alanında bilgisi olmayan müşterime internetin nasıl kullanılması gerektiğini anlatmak biraz zordu ve ben satışı yapmış olmanın rahatlığı ile uğraşmak istemiyordum. Hala aklımın almadığı bir deneyimsizlikle müşterinin ısrarla onlar’’ bu sayfayı nasıl görecekler’’ sorusuna onu ikna edecek bir cevap verememiş! 

Siz burdan açacaksınız onlarda ordan bu adresi açıp görecekler gibi dünyanın en saçma cevabıyla müşteriyi rahatlatmıştım.
Web Sitesi Pazarlama

O gün o satış yapıldı, yine o günün koşullarında bağlı olduğum firma için oldukça iyi bir rakama satmış kendimde prim almıştım.

Sonra ne mi oldu . Elbette o firma sahibi çok kısa sürede internetin ne olduğunu, web sayfalarının nasıl tanıtıldığını öğrendi firmasına yapmış olduğum siteden çok memnun olmasına ve o site üzerinden gerçekten iş bağlantısı yapmış olmasına rağmen beni affetmedi. 

Çünkü ben onu gereksiz bir yere aptal yerine koymuştum . Belkide yeterince yetkin değildim konuyu anlatmaya hatırlayamıyorum.

Zaman içinde Kauçuk sektörünün Türkiye’deki sayılı fabrikalarından biri olan bu firmanın sahibine ben uzun yıllar iş yapamadım. O gün tecrübesizliğim ve aceleciliğim yüzünden kazanç saydığım satış bana hem itibar hem para kaybettirdi.

Ben bu deneyimden meslek hayatıma mihir gibi kazıdığım bir deneyim edindim. Günlük yada kısa vadeli kazançların peşinde koşmadım ve insanları yanıltan bilgi asla vermedim.

19 Ocak 2019 Cumartesi

Bir Yol Güncesi


Bir Yol Güncesi Blogger

Hayat bir süredir benim için o kadar hızlı geçiyor ki , sanki yetişmekte zorlanıyorum. Fazla karışık yaşıyorum son zamanlarda. Duygularım gereksiz bölük pörçük
Ciddi sorun etmem gereken bir durum varken ortada yok sayabiliyorum. Kolaylıkla halledebileceğim bir konuya takılıp gereksiz enerji tükettiğim zaman dilimleri içindeyim.Kendi yaralarımı biliyor, Etrafımdaki insanların yaralarını görüyorum.  
Kocaman bir yolun ortasına konulmuş bir kütlenin etrafında dolaşırcasına kuruyorum ilişkilerimi. Kimsenin yarasına bulaşmadan bulaştırmadan. Yol almak , yolda olmak iyi geliyor bu aralar. Özgürlüğün beni beklediğini düşündüğüm. Yeni şehirlerin tabelalarında başka hayatlara. Gözlemci olmak. Hayal kırıklıklarından korkmamak için. Dönüp arkaya bakmamak lazım. Yol aldıkça yeni yaşamlara tanıklık ediyorum.
En büyük keşfim kendime yolculuğum...

12 Ocak 2019 Cumartesi

Bir Boşanma Şahitliği Tecrübesi

Boşanma Şahitliği Anısı

Bir süre önce bir  akşam evde kız arkadaşlarımla toplanmış keyifli bir sohbetin tam ortasında iken kapı çaldı. Gelen üst komşum Nilüferdi. Komşuluk ilişkileri noktasında karnesi pek parlak biri sayılmam hatta itiraf ediyorum hiç sayılmam. Kendime ait zamanların yeterince kısıtlı olması ve o kısıtlı zamanlarda beslendiğim şeylere zaman ayırma tercihim noktasında günaydın ve iyi akşamlar beşeri medeniyetlerinin dışında bir diyoloğum olduğu söylenemez.

Nilüferde aslında bu noktada diğer komşulardan ayıran noktamız yazın havuz başlarında denk geldiğimiz yaptığımız birkaç keyifli diyolog ve bekar yaşamanın rahatlığı ile bir iki kez evime kahve içmeye gelmiş olması

Bu diyolog çerçevesi içinde kapıda Nilüferi görünce birazda afallamış bir şekilde içeri davet ettim. Bendeki profili uzun yıllar iş hayatında iyi görevlerde iyi kazançlarla çalışmış bir kadın evliliği ile beraber hayatındaki tüm kapıları kapatıp kendini kocasına ve coçuğuna  kanalize etmiş, yaptığı seçimlerden mutlu olmayan bir kadın çerçevesi idi.

Her görüştüğümüzde şakayla karışık bu hayat sana güzel . Ne güzel özgürsün cümleler ile evliliğinde mutlu olmadığını farkettiğim üst komşuma bu konuyu hiç açık açık sormamış aslında konuşmayı tercih etmemiştim.

Benim bu tercihim gelinen noktada çok işe yaramamış olacak ki Nilüfer ağlayarak ben boşanıyorum çok mutsuzum dedi ve sanki aslında aylar önce bitmiş olan evliliğinin özetini önümüze koydu.
Şaşkın , üzgün ve empati kurmaya çalışarak anlattığı evlilik tablosu içinde her iki taraf için yeni bir başlangıcın daha sağlıklı olabileceğini söyleyerek o geceyi sonlandırdık.

Bundan sonraki süreçte yaklaşık bir ayımız kendim boşansam bu kadar yorulmazdım tadında geçti. 
Komşumun eski eşi önce tek kuruş vermeden onu sokağa atmakla tehdit etti.  Çoçuğun velayetini bir geliri olmadığı için asla alamamakla ve çocuğu görmemekle tehdit etti. Hayatına bundan sonra bir adam girmesi ihtimali durumunda ölümle tehdit etti. Bu tehditlerin günlerce sonu gelmedi.
Sonuç olarak komşum boşandı çocuğunun velayetini ve boşanma hukukuna göre alması gereken tüm hakları aldı.

Ayşegül bugün başka bir şehirde kırık dökük sudan çıkmış balık misali yeni bir hayat kurgulamaya uğraşıyor. Çok eminim en güzelini yapıcak ve yaralarını saracaktır. Bu hikayeyi neden bu kadar uzun yazdım;
Kadınlar şöyle erkekler böyle feministliği hayatım boyunca hiç yapmadım yine yapmıycam.

Dengeli ve birbirine ruhuna iyi gelen iki insanın buluşması dünyanın en mucizevi hediyesidir bence. Burda bana göre en büyük hata kadınların evlilikle beraber kendi hayatlarını yaşamaktan vazgeçiyor oluşları. Çalışmak yada çalışmamak kişilerin yaşam şartlarına göre belirleyebilecekleri bir biçimdir. Ama üretmeyi, öğrenmeyi, ve kendine iyi gelecek tüm aktivetelerden uzaklaşmanın kadınların kendilerine yaptıkları en korkunç kötülük olarak görüyorum.

Bu ülkede anlattığımdan çok daha kötü binlerce hikaye var. Hatta benim anlattığımın çok hafif kaldığı yaşanmışlıklar var. Çok uzattım biliyorum ama kadınların kendilerini unuttukları yaşamlar kurmalarına dayanamıyorum.

Bu arada bu yazının içinde ismi geçmesi gereken bir kadın daha var.  Yukarıdan anlattığım sancılı süreçlerde komşumun en büyük korkusu çocuğunun velayetinin elinden alınması idi. Bu konuda internet sayfaları arasında gezerken boşanma bloğu adında bir bloğa denk geldim. Hemen tıkladım i Tam olarak boşanma süreci ile ilgili yazılar vardı. Blog sahibine bir mail atarak kendi durumumuzla ilgili çekincelerimizi sorduk.

Ertesi gün öğlen olmadan Avukat hanımın kendisinden üşenilmeden yazılmış yarım sayfaya yakın bir cevap maili vardı mail kutumda.
Karşılıksız ve beklentisiz gelen bu yardımları seviyorum. Avukat hanım’ın bloğunu da takip edebilmeniz için paylaşıyorum. 

Avukat Hanımın Blog Adresi ; https://bosanmaavukatibursa.blogspot.com/

6 Ocak 2019 Pazar

Yaratıcı Reklam Afişleri


Yaratıcı Reklam afişi oluşturmak etkin bir reklam kampanyası oluşturmanın ilk adımıdır.  Başarılı bir reklam afişi  hedeflediği kitlenin dikkatini çekebilmeli,  ve mümkünse ürün hakkında insanların konuşmasını sağlamalıdır.

Ajans için hazırlayacağımız bir kampanya aşamasında araştırma yaparken Dünyada farklı grafik sanatçılarının yaptıkları afiş tasarımlarını incelerken  birbirinden yaratıcı ve güzel reklam afişlerini sizinle paylaşmak istedim.


Afiş


Reklam sektörü kadınları yıllarca pazarlamanın en büyük silahı olarak kulllandı. Kullanmaya da devam edecek. Son 2-3 yıldır bu yaklaşımın tersine reklam filmlerinde bu ilah görünümlü arkadaşları sıkça görüyoruz. Ben şahsen kendi adıma bu durumdan hiç şikayetçi değilim.:)

Reklam Afişleri

Erkek dünyasına kozmetik ürünü satmak zor bir pazarlama alanıdır.  Hafif tehditkarvari gözüken bu afiş susuz kalan cilde bence güzel bir gönderme olmuş.

Reklam Afişi

İlk bakışta çokta anlamlandıramadığım bu afiş aslında bir radyo firmasının reklamı. Üzerine yazdıkları ‘’ Deneyebilirler ama dikkatinizi çekmek zor olacaktır’’ sloganı ile birleşince iddaası ile kırıp geçirmiş.

Afiş Reklamları

Bir erkek berberi için sizce de fazla cesur ve iddalı değil mi_?


Trafikte bisiklet kullanıcılarının  varlığına dikkat çekmek için hazırlanmış bu afişi verdiği sosyal mesaj dolayısı ile ayrıca sevdim.  Afişin üzerindeki slogan çevrildiğinde bizim için çok anlamlı bir cümle çıkmasa da ‘’ Dikkat çocuklar dönüş sinyali kullanmıyor ‘’ gibi bir ifade ile vurgu yapmışlar

Yaratıcı reklam afişleri, kampanya oluştururken marka mesajlarını hedef kitleye iletmek için neyin nasıl yapılması gerektiği konusunda ilham verebilir.
Bir reklam kampanyası hazırlarken; ürün ya da markanın dikkat çekmesini ve satış hedeflerine ulaşmasını sağlayacak doğru unsurları bulmak zor olabiliyor. Hedef kitlenin sürekli olarak reklamlara maruz kalması ve iletişim kanallarının artmış olması; tüketicilere reklamlar yoluyla ulaşılabilirliği büyük ölçüde düşürüyor. Bütün bunların sonucunda reklamda yaratıcılık ve çekicilik artık her geçen gün daha önemli bir hale geliyor.
Reklamlarınızı ya da pazarlama kampanyalarınızı hazırlarken ilham verebilecek yaratıcı reklam afişlerini,nelere dikkat etmeniz gerektiğine dair önerilerle birlikte derledik. Kampanyaları incelerken mesajların ne kadar farklı ve yaratıcı şekillerde hedef kitleye iletildiğini görebilirsiniz. Birbirinden her anlamda farklı olan bu yaratıcı kampanyaların tek ortak özelliğinin hikâye anlatımlarındaki mükemmellik olduğu söylenebilir.

Bazı reklamlar rahatsız edici ve saçma olabiliyor. Fakat iyi bir pazarlama stratejisi ve yaratıcı bir ekip ile harika reklamlar hazırlayabilmek mümkün.
Bazılarını ilk bakışta anlamayabilirsiniz fakat biraz daha dikkatli bakın içerisinde harika bir mesaj veya mizah gizli olduğunu göreceksiniz. Keşke tüm reklamlar bu kadar yaratıcı olsa da biz de onlardan nefret etmesek.
İşte yaratıcılık patlaması 27 reklam afişi...


29 Aralık 2018 Cumartesi

Reklamcı Olmak


Bir reklamcı bloğu açınca kaçınılmaz son ilk yazının reklam alanında gelmesi sanırım.  Bu ülkede reklamcı olmak enterasan iştir . Kimilerine göre havalı , kimilerine göre boş adam işi. Meseleye nereden bakarsanız iki ucun yaklaşımı da pek çok kez gerçeği yansıtmaz aslında. Gelin ilk yazımızda reklamcılığın toplum gözündeki yanılsamasını ve aynanın diğer taraftaki yüzünü konuşalım.

Davulun Sesi Hoşmudur Boşmudur?

‘’ Uzaktan davulun sesi hoş gelir’’ denir ya bizim meslekte böyle bir meslektir aslında. Bir gurup insana göre bizler hayatı marsta yaşayan mavi kanlarız😊. Eğer bu mesleğin herhangi bir birimine gerçekten ilgi duymuyor iseniz babanızın zengin çevresine güvenip reklam ajansı açılmaması gereken bir meslektir. Zira dışarıdan hoş gelen o ses işin içine girdiğinizde bir enstrüman korosuna dönüşür.   Flütün naifliği bas gitarın arasında kaybolduğun da denge kurmanın o kadar da kolay olmadığını anlarsınız.

Reklamcının Bloğu

Annemin Gözünde Reklamcı Olmak

Daha önce yazmıştım sanırım. Bursa’nın İnegöl kasabasında doğup büyümüş biriyim ben. İmkanları zorlayan bir ailenin ilk çocuğuyum. Bizim ailenin kriterlerine göre meslek olan ve meslek olmayan meslekler var. Bu nasıl bir tanımlama derseniz açılımı basit aslında; Doktorluk meslektir, Öğretmenlik meslektir, Tiyatro sanatçısı olmak yada reklamcı olmak meslek değildir mesala.  Yıllarını çok uzun  yıllar öğretmen olmam için dualarla geçirmiş bir anne için benim reklamcılık mesleğini seçmem ailede hep kotarılması gereken çocuk ünvanını taşımama neden oldu. Durumu daha net anlatabilmek adına burda annemle yaşadığım bir diyoloğu paylaşıcam sizinle;

 Bir proje sonuçlandırma aşamasında gecelerce uykusuz sabahlayıp projeyi tamamlayıp eve geldiğim bir gün;

Anne; Hoş geldin ne hazırlıyayım sana açmışın?
Ben; Hayır annecim bir şey istemiyorum yatıp dinlenicem
Anne ; Dün akşam sabah namazından sonra hep dua ettim senin için..
Ben; Allah kabul etsin. Ne İçin dua ettin?
Anne; Söyle bir okulda öğretmenlik yada devlet kapısında bir işin olsun diye (devlet kapısı konusu mühim meseledir bizde)
Ben Annecim benim böyle bir isteğimde yok başvurumda yok . Bu duanın gerçekleşebilmesi için bu konuda bir çaba harcamak gerekmez mi?
Anne; İşte allaha dedim ki evladımın aklına sok içine sindir , memur olsun…
Bu konuşma yıllar içinde yüzlerce farklı versiyonda yaşandı ve devam etti. Annemin gözüyle reklamcılık ne yaptığımı bir türlü anlayamadığı saati ve biçimi olmayan hatta kazancı kesin olmayan bir işti.

Arkadaşlarımın Gözünde Reklamcılık

Ne güzel işin var kızım !  İstediğin saatte , istediğin gibi giyinip gidiyorsun, müşteriyi ikna ettin mi işin tamam!

Aynanın Bu Yüzünde Reklamcılık

Ne iş yapıyorsun dediklerinde ‘’Reklamcıyım ‘’ demenin çok keyifli yanları elbette ki vardır. Burada asıl mesele parantez içinde insanların farketmediği mesleki incelikleri nasıl yorumladığınızdır.

Reklamcılık


Reklamcılık Nasıl Meslektir

Anlatıların arasında reel hayata en yakın olanı reklamcıların pek çok meslek mensubuna göre daha rahat bir giyim stiline sahip olabildikleridir. Tabi eğer ajansın satış ekibinde yada müşteri ilişkileri koordinasyon kısmında iseniz kurumsal yaşamın tüm gereklilikleri  sizin içinde devreye girecektir.

Bir diğer efsane başlık esnek çalışma sahipleridir ki yıllarca pek çok arkadaşımın oh ne güzel istediğin saatte işe gidiyosun söylemlerine bizzat maruz kalmış biri olarak bilmeniz gereken kısım;
Esnek çalışma saatlerinin esnekliği genelde saatlerce bitmeyen mesailerden oluşur. Reklamcı olup yetiştirilecek bir sunum yada herhangi bir iş için ajansta sabahlamamış birini tanırsanız emin olun o azınlık kısımdadır.

 Rahat meslektir reklamcılık! Emin olun değildir. Reklamcılığın hizmet sektörünün bir parçası olduğunu düşünürseniz ,  yaptığınız iş ölçülebilir bir iş değildir ve pek çok kişiye göre sonuçları değişebilir, her zaman yoruma açık sonuçlara hazırlıklı olmalısınız. Bu nedenledir ki koşusturması en  bol işlerden biridir reklamcılık!

Zengin Meslektir Reklamcılık!  Nereden baktığınıza bağlı evet iyi paralar kazanma olanaklarınızın olduğu bir meslektir doğru. Fakat bilinmesi gereken sektör genelinde her şeyden önce eski kar marjları olmadığı gibi , rekabet dengelerinin ve fiyat politikalarının hızlı değiştiği bir meslektir.
Uzun lafın kısası ; bu yazıyı yazarken amacım reklamcılığı kötülemek asla değil. Keza bir kez daha dünyaya gelsem hiç düşünmeden yine bu mesleği yapmak isterim. Neden yazdım o zaman bu kadar şeyi?

Hayatınızın bir döneminde bu mesleğe yaklaşırsanız dışardan görünen yüzüne değil ! Parantez içindekilere bakarak verin kararınızı


12 Kasım 2018 Pazartesi

İlk Selam, İlk Merhaba


Merhaba, öncelikle sayfama hoşgeldiniz. Adettendir ilk yazılarda illa bir tanışma faslı vukuu bulur, çok uzatmadan kendimden bahsedicem.

Bu bloğu açmamdaki amaç; aslında yıllardır internet dünyasının ve yayıncılığın içinde biri olarak paylaşılacak ve aktarılacak çok fazla şey olduğunu farkettim. Gençlik yıllarında uzun zaman ve istikrarla günlük tutmuş ve bunu çok sevmiş biri olarak blogger olma yolunda aynı istikrarı sürdürebilme temennisi ile açtım bu bloğu.



Yeni blog Yazısı

Ben Kimim?

1979 Yılında Bursa’nın İnegöl ilçesinde doğdum. İnegöl’de doğdum ve büyüdüm ama ne ben İnegöl’e ne İnegöl hiç bana ait olmadı. İnsanın doğup büyüdüğü şehri sevmemesi maalesef kötü bir duygudur. 2000 yılından beri Bursa’da yaşıyorum. Trakya Üniversitesi Truzim İşletme Bölümüne önden derece ile girip çıkışta kapıyı zor bulduranlardanım.

Uzun yıllar medya sektöründe pek çok alanda çalıştıktan sonra kendi ajansımı açtım ve reklamcılık alanında yoluma devam ettim. Başkanlığını yürüttüğüm ajans bünyesinde halen devam eden ulusal bir dekorasyon dergisinin editörüyüm. Kadın alanında içeriğini ekip arkadaşlarımla ürettiğim kadın siteleri kurduk. Pek çok firmanın kampanya süreçlerini yönettim. Sahada olmayı daha çok seven ve tercih eden biri olmakla beraber ihtiyaç hallerinde grafik kısmının ucundan her zaman tutmuşumdur.

Denizi, kitapları, öğrenmeyi, rakıyı, sohbeti, teknolojiyi ve seyahat etmeyi, Fotoğraf makinemi hayatımdan eksik etmemeye çalışan biriyim.
İlk Blog Yazısı

 Neden Blog


Aslında pek çok kez etrafımdaki insanların ’’ neden yazmıyorsun’’ sorusu  ile karşı karşıya kaldım. Sanırım biraz fırsat bulamama birazda nerden başlayacağını bilememektendi bugüne kadar bir blog açmama sebebim.
Bugün ne değişti diye soracak olursanız aslında en büyük değişim yazının insanı ve beyni dinç tutan yönünü özledim . İş hayatım ve meslek seçimim dolayısı ile yıllardır yazıyor olmak bana yetmemeye başladı, çünkü kalıplara girmeden daha samimi kaygısız yazılar yazma eksikliği bugün birilerinin okuyacağı ihtimaliyle açtığı bu bloğa hayata geçirdi.


Ne Yazacaksın?

Hiç konu kaygısı içinde değilim. Hayatı, keyfi deneyimleri paylaşmak istiyorum sizlerle . Bazen bir kitabı, bazen bir kafa sesini, komik olduğunu düşündüğüm bir diyoloğu, beslendiğim bir kitabı , Kızım pamuğun maceralarını😊
Ne dersiniz birlikte yol alır mıyız?





Beyaza Bürünmüş Bir Düş Kenti; Kars

Planlarımda ve aklımda hiç yokken bir anda bir Kars Gezisi gündeminin içinde buldum kendimi. Plansız kendiliğinden gelen her şeyi he...

Follow by Email